bir gün new york’ta bir grup iş arkadaşı, yemek molasında dışarıya çıkar. gruptan biri amerikan yerlisi’dir. insan kalabalığı, siren sesleri, yoldaki iş makinelerinin çıkardığı gürültü ve korna sesleri arasında ilerlerken, amerikan yerlisi, kulağına cırcırböceği sesinin geldiğini söyleyerek cırcır böceğini aramaya başlar.
devamini oku..
bir gün new york’ta
türban yasak!
eşarp-başörtüsü-türban yasak… sakal yasak… bıyığın şu biçimde olanı yasak, bu biçimde olanı serbest… yok, özel yaşamda serbest, kamusal alanda yasak…
devamini oku..
vidinli tevfik paşa
tevfik paşa ünlü osmanlı matematikçilerindendir. hicrî tarihin 1248 senesinde tuna sahilinde vidin şehrinde doğmuştur. tevfik paşa, vidin’de imamzâdeler namıyla maruf asilzâde bir ailenin işlerini idare eden ve muhassılı olan hasan tahsin efendi’nin oğludur. paşa’nın iptidai tahsili vidin’dedir. burada o zamanlar âdet olduğu üzere ilk mektep tahsilini tamamladıktan sonra rüşdiye tahsiline başlamış ve sarf, nahiv ve kitabet dersleriyle hesâb ve hendesenin ilk bilgilerini öğrenmiş ve nihayet 15 , 16 yaşlarında dersaadet’te bulunan teyzesinin yanına gelmek üzere vidin’den ayrılmıştır. dersaadet’te bir müddet oturduktan sonra kendisinde resim yapmak merakı hasıl olduğundan bunun nerede tahsil edileceğini bazı kimselerden sorması üzerine bunlar da kendisine o zamanlar pek revnaklı olan mühendishane-i berrî-yi hümayun’a müracaat etmesini tavsiye eylemişlerdir. işte bu tavsiye üzerine tevfik paşa kendi kendine hasköy’deki mühendishane-i berri-yi hümayun’a giderek yeni açılmış olan resim sınıfına kaydolunmuştur. bu satırların yazarı, paşa’nın musahabetine mazhar olduğundan aşağıdaki vakayı aynen nakleder:
devamini oku..
yusuf ziya paşa
istanbul’da halk mefhumunun kıymet ve ehemmiyetini herkesten evvel ilim ve irfanıyla idrake ve memleketimizde darüşşafaka gibi bir irfan müessesesi tesisine muvaffak olan maliye eski nazırı merhum yusuf ziya paşa’dır.
adı geçen hatırası her zaman ihya ve tebcile seza ilim ve irfan hizmetkârlarından bulunduğu cihetle resmî ve hususî hayatına dair biraz malumat verilmek istenilmiştir.
devamini oku..
ahmet muhtar paşa
gazi muhtar paşa bursa’da katırcıoğlu ailesinden hacı halil efendi’nin mahdumudur.
binikiyüzellibeş senesi şabanının yirmiüçüncü gecesi bursa’da doğmuş ve oniki yaşında bursa mekteb-i idadi-yi askeriyesi’ne girmiştir.
beşer sene bursa mekteb-i idadisiyle dersaadet’te mekteb-i harbiye’de fünûn-i askeriye tahsili edip sınıfın birincisi olarak erkan-ı harp diploması almıştır.
devamini oku..
ruznameci veya ruznamçeci
osmanlı devleti’nde, devletin gelir ve giderlerinin günlük kayıt işleriyle görevli ruzname kaleminin sorumlusu.
devamini oku..
darüşşafakalılar derneği duyurusu 03 haziran 2007
antalya imam hatip lisesi mezunları derneği’nin 27 mayıs 2007 pazar günü düzenlediği ‘pilav günü’nde yaptığı konuşmada “diğer okullarda fuhuş var, uyuşturucu var, ihl’lerde bunlar yok. bugün ihl’ye çocuğunu gönderen de, orada okuyan gençler de birer kahramandır” diyen önder imam hatip liseleri mezunları ve mensupları derneği eski başkanı ibrahim solmaz’ı şiddetle kınıyoruz.
şehirde kütüphane açıldı

şeyhmus diken
“bir taşla iki kuş avlamak” dedikleri bu olsa gerek. hem bir eski ve yıkılmaya yüz tutmuş evi tarihi ve kültürel mirası korumak adına kurtarmak işi, hem de bu işi bir çocuk kütüphanesi ile taçlandırmak düşüncesi. doğrusu paylaşılmaya aday bir düşünce.
devamini oku..
sizin hiç babanız…

iclâl aydın
serin bir sabahtı. çok sevdiğim bir kız arkadaşımla hisar’da kahvaltı için sözleşmiştik. simitlerimiz, beyaz peynir ve domates tabağının yanında sıcacık çaylarımız duruyordu. masanın altındaki mangala bir kürek kor bıraktı mahcup gülümseyişli, taş çatlasın 17 yaşında olan garson. “peynirin üzerine biraz zeytinyağı bıraktım” diye fısıldamıştı az önce servis yaparken. bu misafirperverlikle karışık utangaçlıktan etkilenmemek mümkün mü? içtenlikle teşekkür ettik garsonumuza. “abla teşekkür edip durmayın, vallahi işimi yapıyorum, hepsi bu” dedi yine içine içine konuşarak…
devamini oku..
kara lastik ve yamalı pantolonlarına rağmen türkiye dördüncüsü oldular
muş’un hasköy ilçesine bağlı gökyazı köyü ilköğretim okulu, 2006 yılında türkiye genelinde yapılan deneme sınavında dördüncü sınıflar arasında dördüncü olurken, bir çok öğrencide il genelinde dereceye girerek başarılarını gözler önüne serdi.
çetin kış şartları sebebiyle tek odada ders çalışıp, ayaklarında kara lastik ve yamalı pantolonları ile eğitimlerini sürdüren öğrenciler, eğitim ve öğretimde başarının engel tanımayacağını açıkça gözler önüne seriyor. gökyazı köyü ilköğretim okulu’nda eğitim ve öğretimlerini sürdüren dördüncü sınıf öğrencilerinin başarısı herkese örnek olacak türden. bir çok imkansızlığa rağmen öğrencileri ile bütünleşen öğretmen erol kurban’ın çabaları ile hafta sonlarında bile ders çalışan öğrenciler, günden güne büyük başarılara imza atıyorlar. gökyazı köyü ilköğretim okulu’nun dördüncü sınıfında eğitim ve öğretim gören 25 öğrenciden 21′i deneme sınavlarına sürekli katılarak başarıdan başarıya koşuyor.
devamini oku..
